• 1 Mayıs; Ekmeğe ve Özgürlüğe Aç Olanların Kavga Günü

    Tüm dünyada farklı diller farklı ezgilerle emeğin şarkısı yükseliyor. Diktatörlükleri kabul etmeyen halklar, uçurum gibi eşitsiz dünyada yaşamak istemeyenler, erkek şiddetine ve erkek egemenlikçi kapitalist sisteme karşı biraraya gelerek güçlenen kadınlar hepsi bu şarkıyı; eşit, özgür, sınıfsız, sömürüsüz günlerin şarkısını söylüyor. Emeğin ve özgür günlerin şarkısı direniş sloganlarıyla bezeniyor, Türkiye ve Kürdistan’da olduğu gibi. 1 Mayıs, hem tarihsel anlamı, hem işçi sınıfı mücadelesi, hem de siyasal sürece emekçilerin müdahalesi açısından sınıfa karşı sınıf ekseninde karşı karşıya gelişin olduğu bir gün. Her dönem olduğu gibi bugün de, rantın-yolsuzluğun-talanın ve yağmanın derinleştirdiği ekonomik krizin faturası emekçilere kesilmektedir. Yapısal reform paketi altında sunulan yeni sömürü planlamaları; “emekçi sınıflar, daha fazla nasıl kamburlaştırılabilir?” sorusunun…

  • Ya Bir Yol Bul, Ya Bir Yol Aç: Kaypakkaya’yı Anmak ve Anlamak!

     “Munzur’un dağlarından Vartinik’in tepesine Bir ses yükselirdi: Ali haydar Ali Haydar… Ve o ses diyor ki: Biz ezilen halklar uğruna adamışız kendimizi Zulüm azrail olsa bile hep hakkı tutacağız! Mukaddes davalarda ölüm güzel şey…” Bu mukaddes dava, bugün Kaypakkaya’nın yıldızlara karışışının 47. yılında dimdik ayakta!.. Onu anlamak, onu anlatmak yüreklerini betimsiz sevdalarla doldurmuş olanların işidir. Onu anlamak, ‘71 kopuşunu, Mahirleri, Denizleri anlamaktır. Onlar dönemin revizyonist-reformist solculuğuna kazan kaldıran cüretin, gençliğin, arayışın önderleridir. Dünyayı sarsan devrimci dalgaya eş çarpıyordu yürekleri; ‘68 hareketinde, Filistin’de, Che’nin Latin Amerikası’nda, Vietnam’da, Afrika’da-Asya’da emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı gelişen tüm ulusal kurtuluş mücadelelerinde, tüm devrim provalarında… Kantinlerde, amfilerde, köylerde, emekçi mahallelerinde, fabrikalarda bir yanda Mahir bir yanda…

  • Bir Kavga Önderi: Ulaş Bayraktaroğlu!

    Tarihte bazı anlar, bazı mekânlar, bazı olaylar, bazı insanlar vardır. Bu bazılar, tarihin akışını belirlerler. O bazı anlarda; hayat durur, mekânlar yıkıma uğrar, olaylar hiç durmaksızın patlak verir ve önder diye, tüm bunların icracısı ve kurucusu olana denir. İşte 9 Mayıs 2017 tam böyle bir an, tam böyle bir mekân yıkımıydı. Mehmet yoldaşın orada ölümsüzleşmesine sebep olan o olay, böyle gerçekleşti. Tarihin akışı o anlık durdu; sonrasında daha hızlı, daha güçlü aksın diye… Mehmet yoldaş, Rakka hamlesi sırasında, DAİŞ çetelerinden yeni kurtarılmış bir köyde, askeri çalışmalar için teçhizat ararken, hain bir mayına basarak ölümsüzleşti. Ancak Mehmet yoldaş, o anki eyleminin ve ölümsüzleşmesinin, çok ötesinde bir devrimciydi. Dosta güven, düşmana korku…